Azerbaycan’da eşler arasında mal paylaşımı; evlilik devam ederken, eşlerin fiilen ayrılması sırasında veya boşanma sonrasında önemli bir hukuki mesele hâline gelebilir. Uyuşmazlıklar çoğunlukla daireler, evler, arsalar, araçlar, banka mevduatları, şirket hisseleri, yatırımlar, ev eşyaları, krediler ve eşlerden biri tarafından edinilmiş diğer malvarlığı değerleriyle ilgilidir.
Azerbaycan aile hukukuna göre, resmî olarak kayıtlı evlilik süresince eşlerin ortak gelirleri kullanılarak edinilen mallar, kural olarak eşlerin ortak mülkiyeti sayılır. Bir malın yalnızca eşlerden birinin adına kayıtlı olması, diğer eşin söz konusu mal üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığı anlamına gelmez.
Bununla birlikte, evlilik sırasında eşlerden birine ait olan her mal paylaşıma tabi değildir. Malın edinilme tarihi, finansman kaynağı, mülkiyet belgeleri, miras veya bağış belgeleri, evlilik sözleşmesi, eşlerin mali katkıları ve mala yapılan önemli iyileştirmeler, malın hukuki niteliğini etkileyebilir.
ACON Hukuk Bürosu, Azerbaycan vatandaşı ve yabancı müvekkillerine evlilik mallarının tespit edilmesi, değerlendirilmesi, müzakere yoluyla paylaşılması ve mahkeme aracılığıyla bölünmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Evlilik malı genel olarak eşlerin resmî olarak kayıtlı evlilikleri sırasında maaş, ticari kazanç, mesleki faaliyet, yatırım veya diğer ortak mali kaynaklar kullanılarak edindikleri malvarlığı değerlerini ifade eder.
Bir malın hukuki niteliği yalnızca mülkiyet belgesinde hangi eşin adının yer aldığına göre belirlenmez. Mahkeme, malın ne zaman edinildiğini, nasıl finanse edildiğini ve edinimin eşlerin ortak gelirleriyle bağlantılı olup olmadığını da değerlendirebilir.
Kanuni ortak mülkiyet rejimi genel olarak resmî şekilde kayıtlı evlilikler bakımından uygulanır. Evliliklerini resmî olarak kaydettirmeden birlikte yaşayan kişilerin, eşlerin ortak mallarına ilişkin aile hukuku kurallarından otomatik olarak yararlanması mümkün olmayabilir.
Azerbaycan’da eşler arasındaki mal ilişkileri esas olarak Azerbaycan Cumhuriyeti Aile Kanunu ile Medeni Kanun ve Medeni Usul Kanunu’nun ilgili hükümleri tarafından düzenlenmektedir.
Uygulanabilir hukuki düzenlemeler aşağıdaki konuları kapsar:
Her dosya kendi koşulları dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bir malın yalnızca bir eşin adına kayıtlı olması, o malın hukuki niteliğini tek başına kesin olarak belirlemeyebilir.
Evlilik sırasında eşlerin ortak gelirleriyle edinilen mallar, kural olarak eşlerin ortak mülkiyeti kabul edilebilir.
Ortak mal kapsamına aşağıdakiler girebilir:
Bir malın eşlerden yalnızca biri veya her ikisi adına satın alınmış, kayıt altına alınmış ya da muhafaza edilmiş olması, ortak mal niteliğinin belirlenmesinde tek başına belirleyici değildir.
Farklı bir mal rejimi uygulanmadığı sürece, evlilik sırasında elde edilen maaşlar, mesleki kazançlar, ticari gelirler ve diğer mali kaynaklar eşlerin ortak mülkiyetinin bir parçasını oluşturabilir.
Mahkeme, gelirlerin evlilik sırasında elde edilip edilmediğini ve aile mallarının edinilmesi, korunması veya iyileştirilmesi için kullanılıp kullanılmadığını inceleyebilir.
Bazı mallar eşlerden birinin kişisel mülkiyeti olarak değerlendirilir ve evlilik mallarının paylaşımına otomatik olarak dâhil edilmez.
Kişisel mal kapsamına aşağıdakiler girebilir:
Mücevher, lüks eşya ve yüksek değere sahip diğer eşyalar, eşlerden biri tarafından kişisel olarak kullanılsa dahi ayrıca değerlendirmeye tabi tutulabilir.
Bir malın kişisel mülkiyet olduğunu ileri süren eş, kural olarak malın edinilme tarihini, edinimin hukuki dayanağını ve kullanılan paranın kaynağını gösteren deliller sunmalıdır. Mirasçılık belgeleri, bağış sözleşmeleri, banka kayıtları, ödeme makbuzları ve satış sözleşmeleri önemli deliller olabilir.
Bazı durumlarda, başlangıçta eşlerden birinin kişisel mülkiyeti olan bir mal, evlilik sırasında yapılan önemli yatırımlar sonucunda değerinin ciddi ölçüde artması hâlinde ortak mal olarak kabul edilebilir.
Örneğin eşlerden biri evlilikten önce bir eve sahip olabilir. Evlilik sırasında eşler ortak gelirlerini kullanarak evde esaslı yeniden inşa, genişletme, kapsamlı tadilat veya teknik iyileştirme çalışmaları gerçekleştirebilir.
Mahkeme aşağıdaki hususları değerlendirebilir:
Olağan bakım veya küçük çaplı kozmetik tadilatlar, malın hukuki niteliğini değiştirmek için tek başına yeterli olmayabilir. İnşaat belgeleri, faturalar, banka transferleri, fotoğraflar ve uzman değerleme raporları önemli deliller oluşturabilir.
Genel kural, bir evlilik sözleşmesi veya hukuken geçerli başka bir anlaşmayla farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, eşlerin ortak mallar üzerindeki paylarının eşit kabul edilmesidir.
Payların eşit olması, her fiziksel malın iki eşit parçaya bölünmesi gerektiği anlamına gelmez. Mahkeme, eşlerin toplam pay değerini korumaya çalışarak farklı malları farklı eşlere tahsis edebilir.
Kanunun izin verdiği hâllerde mahkeme, aşağıdaki koşulları değerlendirerek eşit pay ilkesinden ayrılabilir:
Daha yüksek bir pay talebi, somut hukuki gerekçelere dayanmalı ve belge veya diğer kabul edilebilir delillerle desteklenmelidir.
Evet. Ev işlerini yürüten, çocukların bakımını üstlenen veya başka geçerli bir nedenle bağımsız gelir elde etmeyen eş de evlilik sırasında edinilen mallar üzerinde hak sahibi olabilir.
Evlilik malları üzerindeki haklar yalnızca hangi eşin maaş aldığına veya satış sözleşmesinde görünen ödemeyi yaptığına göre belirlenmez. Ev işleri, çocuk bakımı ve aile yaşamına yapılan diğer mali olmayan katkılar, eşin ortak mal üzerindeki payını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Daireler, evler ve arsalar eşler arasındaki mal paylaşımı uyuşmazlıklarının en yaygın konuları arasındadır. Mahkeme; edinim tarihini, tescil geçmişini, satış sözleşmesini, ipotek belgelerini, ödeme kayıtlarını ve satın alma bedelinin kaynağını inceleyebilir.
Somut koşullara bağlı olarak gayrimenkul aşağıdaki yöntemlerle paylaşılabilir:
Bir dairenin veya bölünmesi mümkün olmayan başka bir taşınmazın fiziki olarak paylaşılması pratik ya da hukuken mümkün olmayabilir. Bu durumda değerleme yapılması ve parasal tazminat belirlenmesi gerekebilir.
Eşlerin daire, ev, arsa veya ticari taşınmazın değeri konusunda anlaşamaması hâlinde bağımsız değerleme ya da mahkeme tarafından atanmış bilirkişi incelemesi gerekebilir.
Değerlemenin yapıldığı tarih ve malın o tarihteki durumu, tazminat tutarını ve genel paylaşım sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir.
Bir malın yalnızca eşlerden birinin adına kayıtlı olması, söz konusu malı otomatik olarak evlilik malvarlığının dışında bırakmaz.
Bir daire, araç, şirket payı veya başka bir mal evlilik sırasında ortak gelirlerle edinilmişse, resmî kayıtlarda adı görünmeyen eş de söz konusu mal üzerinde payının tanınmasını talep edebilir.
Buna karşılık, evlilik sırasında tescil edilen bir mal; miras, kişisel bağış, başka bir karşılıksız işlem veya kaynağı açıkça ispatlanabilen kişisel para kullanılarak edinilmişse kişisel mal olarak kalabilir.
Mahkeme genellikle yalnızca resmî tescil kaydını değil, malın edinilmesinin gerçek ekonomik ve hukuki niteliğini dikkate alır.
Evliliğin resmî olarak kayıt altına alınmasından önce edinilen mallar, kural olarak malı edinen eşin kişisel mülkiyetinde kalır.
Evlilikten önce birlikte yaşamak, resmî evliliğe uygulanan kanuni ortak mülkiyet rejimini otomatik olarak oluşturmaz. Bununla birlikte, taraflardan birinin diğerine ait malın edinilmesine veya iyileştirilmesine mali katkı yaptığını ispatlaması hâlinde ayrı medeni hukuk talepleri gündeme gelebilir.
Evlilikten önce satın alınan bir mala ilişkin ipotek taksitlerinin, inşaat giderlerinin veya önemli iyileştirme masraflarının evlilikten sonra ortak gelirlerle ödenmesi de uyuşmazlığa neden olabilir.
Mal paylaşımı yalnızca varlıkları değil, mali yükümlülükleri de kapsayabilir. Ailenin ihtiyaçları için üstlenilen bir borç eşlerin ortak borcu olarak değerlendirilebilir.
Ortak borç olarak değerlendirilebilecek yükümlülükler arasında aşağıdakiler bulunabilir:
Yalnızca eşlerden birinin kişisel amaçları için alınan ve aileye herhangi bir fayda sağlamayan borçlar farklı şekilde değerlendirilebilir.
Borcun eşler arasında iç ilişkide paylaştırılması, mevcut kredi sözleşmesini otomatik olarak değiştirmez veya borçlulardan birini bankaya karşı sorumluluktan kurtarmaz. Alacaklının sözleşmeden doğan hakları ve gerekli izin koşulları ayrıca dikkate alınmalıdır.
Evlilik sırasında edinilmiş bir şirket payı yalnızca bir eşin adına kayıtlı olsa bile ortak mal niteliği taşıyabilir.
Şirket paylarıyla ilgili uyuşmazlıklarda aşağıdaki hususların incelenmesi gerekebilir:
Paylaşım her zaman şirket hisselerinin yarısının diğer eşe devredilmesini gerektirmez. Şirket belgelerine ve somut koşullara bağlı olarak, şirket payının ekonomik değeri hesaplanabilir ve diğer eş lehine tazminata hükmedilebilir.
Değerleme için şirketin mali tabloları, vergi kayıtları, varlık listeleri, banka hesap dökümleri, sözleşmeleri ve uzman mali analizleri gerekebilir.
Şirket belgelerinde belirtilen hissenin nominal değeri, gerçek ekonomik değerinden önemli ölçüde farklı olabilir. Şirket borçları ve hisse devri sınırlamaları da dikkate alınmalıdır.
Evlilik sırasında biriktirilen para, yalnızca bir eşin adına açılmış banka hesabında bulunsa bile ortak mal olarak değerlendirilebilir.
İlgili mali varlıklar şunları içerebilir:
Paranın kaynağı ve hesaba yatırıldığı tarih incelenmelidir. Paranın ortak veya kişisel mal olduğunun belirlenmesi için banka hesap dökümleri, işlem geçmişleri, gelir kayıtları ve yatırım belgeleri gerekebilir.
Eşlerden birinin ortak malı dava öncesinde veya dava sırasında satması, devretmesi, gizlemesi ya da banka hesabından çekmesi, mal paylaşımı uyuşmazlığını daha karmaşık hâle getirebilir.
Bunlara aşağıdaki durumlar örnek gösterilebilir:
Hukuki sonuçlar; olayın özelliklerine, malın niteliğine, işlemin tarihine ve kanunen gerekli olduğu durumlarda diğer eşin geçerli rızasının bulunup bulunmadığına bağlıdır.
Malın elden çıkarılması veya gizlenmesi yönünde gerçek bir risk bulunuyorsa, geçici hukuki koruma tedbirlerinin erken aşamada değerlendirilmesi gerekebilir.
Geçerli bir evlilik sözleşmesi kanuni mal rejimini değiştirebilir ve mevcut veya gelecekte edinilecek malların nasıl sahiplenileceğini ve paylaşılacağını belirleyebilir.
Evlilik sözleşmesi aşağıdaki konuları düzenleyebilir:
Sözleşmenin geçerliliği, şekli ve içeriği Azerbaycan hukukuna uygun olmalıdır. Kişisel hakları hukuka aykırı biçimde sınırlayan veya eşlerden birini kabul edilemez derecede olumsuz bir duruma sokan hükümler uyuşmazlık konusu yapılabilir.
Evet. Ortak mallar evlilik devam ederken, boşanma davası sırasında veya evlilik sona erdikten sonra paylaşılabilir.
Bir eşin mal paylaşımı talep etmek için mutlaka boşanmayı beklemesi gerekmez. Eşlerin mali olarak ayrılması, mülkiyet durumunu açıklığa kavuşturmak istemesi, önemli bir işlem planlaması veya aile mallarıyla ilgili bir riskin ortaya çıkması hâlinde daha erken paylaşım değerlendirilebilir.
Paylaşım, eşlerin anlaşmasıyla gönüllü olarak veya anlaşma sağlanamaması hâlinde mahkeme yoluyla gerçekleştirilebilir.
Eşler, mahkemenin bütün konular hakkında karar vermesini talep etmek yerine, müzakere edilen bir mal paylaşımı anlaşmasıyla uyuşmazlığı çözebilir.
Mal paylaşımı anlaşmasında aşağıdaki hususlar düzenlenebilir:
Malın niteliğine bağlı olarak anlaşmanın noter tarafından tasdik edilmesi ve devlet tescili işlemlerinin tamamlanması gerekebilir.
Dikkatli şekilde hazırlanmış bir anlaşma, hukuki masrafları azaltabilir, tarafların gizliliğini koruyabilir ve uzun süren bir mahkeme davasına kıyasla daha pratik bir çözüm sağlayabilir.
Eski eşlerin ortak mallarının paylaşılmasına ilişkin taleplerde genel olarak üç yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
Ancak bu sürenin hesaplanması, talepte bulunan eşin malvarlığı hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya makul olarak öğrenmesi gerektiği tarihe bağlı olabilir. Sürenin her durumda boşanma tarihinde başladığı otomatik olarak kabul edilmemelidir.
Hak ihlali aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir:
Zamanaşımı değerlendirmesi olayın somut koşullarına bağlı olduğundan, eski eşlerin hukuki incelemeyi geciktirmemesi önemlidir.
Mal paylaşımı için gerekli belgeler, uyuşmazlığın konusu olan mallara, borçlara ve ileri sürülen hukuki gerekçelere göre değişir.
Tipik bir mal paylaşımı dosyasında aşağıdaki belgeler bulunabilir:
Yabancı ülkelerde düzenlenmiş belgeler için apostil veya konsolosluk tasdiki ile Azerbaycan diline tasdikli tercüme gerekebilir.
İzlenecek süreç ve aşamaların sırası; malların niteliğine, tarafların tutumuna ve uyuşmazlığın boşanma veya başka bir aile hukuku talebiyle bağlantılı olup olmadığına göre değişebilir.
Yabancı bir vatandaşın, yurt dışında yaşayan Azerbaycan vatandaşının veya birden fazla ülkede bulunan malların söz konusu olduğu mal paylaşımı davalarında ek hukuki inceleme gerekebilir.
Değerlendirilmesi gereken hususlar şunlar olabilir:
Azerbaycan dışında bulunan gayrimenkuller, malın bulunduğu ülkenin hukukuna ve mahkemelerinin yargı yetkisine tabi olabilir.
Yabancı resmî belgeler için apostil veya konsolosluk tasdiki ve Azerbaycan diline tasdikli tercüme gerekebilir. Yurt dışında yaşayan eş, usulüne uygun şekilde düzenlenmiş vekâletnameyle Azerbaycan’daki bir avukatı yetkilendirebilir.
Mal paylaşımı uyuşmazlığı sınır ötesi boşanmayla bağlantılıysa, Azerbaycan’da uluslararası boşanma rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Mal paylaşımı uyuşmazlıkları aile hukuku, gayrimenkul hukuku, şirketler hukuku, banka kayıtları, değerleme delilleri ve medeni usul kurallarını birlikte ilgilendirebilir. ACON Hukuk Bürosu her dosyada malların ve somut koşulların niteliğine uygun hukuki destek sunmaktadır.
Hizmetlerimiz aşağıdakileri içerebilir:
Hukuk ekibimiz müvekkillerimizle İngilizce, Azerbaycan Türkçesi, Rusça ve Türkiye Türkçesinde iletişim kurmaktadır. Dosyanın koşullarına bağlı olarak, Azerbaycan dışında yaşayan müvekkiller usulüne uygun vekâletname aracılığıyla temsil edilebilir.
Boşanma, çocuğun ikamet yeri, kişisel ilişki, nafaka, evlilik sözleşmeleri ve bağlantılı uyuşmazlıklar hakkında yardım almak için Azerbaycan’da aile hukuku hizmetleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Azerbaycan’da eşler arasında mal paylaşımı, yalnızca mülkiyet belgesinde yazılı olan ismin incelenmesiyle çözülemez. Mahkemenin her malın ne zaman edinildiğini, hangi paranın kullanıldığını, malın miras veya bağış yoluyla edinilip edinilmediğini, ortak gelirlerle değerinin artırılıp artırılmadığını ve borcun aile ihtiyaçları için üstlenilip üstlenilmediğini belirlemesi gerekebilir.
Mülkiyet, banka, şirket ve ödeme belgelerinin erken aşamada toplanması, önemli delillerin korunmasına ve evlilik malvarlığının daha doğru şekilde değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Mümkün olduğu durumlarda eşler, usulüne uygun hazırlanmış bir mal paylaşımı anlaşmasıyla uyuşmazlığı çözebilir. Anlaşma sağlanamazsa mallar, paylar, tazminat ve ilgili yükümlülükler mahkeme tarafından belirlenebilir.
ACON Hukuk Bürosu, Azerbaycan’da yerel ve uluslararası müvekkillerine evlilik mallarının müzakere ve mahkeme yoluyla paylaşılması konularında hukuki destek sunmaktadır.
Hukuki bilgilendirme: Bu yayın genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Mülkiyet hakları, zamanaşımı süreleri, yargı yetkisi ve usul gereklilikleri her olayın somut koşullarına ve ilgili tarihte yürürlükte olan mevzuata bağlıdır.
Resmî evlilik sırasında eşlerin ortak gelirleriyle edinilen mallar genel olarak paylaşıma tabi olabilir. Bunlar, yalnızca bir eşin adına kayıtlı olsa bile gayrimenkuller, araçlar, banka birikimleri, yatırımlar, şirket hisseleri ve diğer malvarlığı değerlerini içerebilir.
Bir evlilik sözleşmesi veya başka bir geçerli anlaşma farklı bir düzenleme getirmediği sürece eşit pay genel kuraldır. Kanunun izin verdiği durumlarda mahkeme, reşit olmayan çocukların menfaatlerini ve diğer önemli koşulları dikkate alabilir.
Evet, mümkün olabilir. Daire evlilik sırasında ortak gelirlerle edinilmişse yalnızca eşinizin adına kayıtlı olsa dahi ortak evlilik malı sayılabilir. Edinim tarihi ve satın alma bedelinin kaynağı incelenmelidir.
Eşlerden birine miras kalan mal genel olarak o eşin kişisel mülkiyeti sayılır. Ancak daha sonra ortak parayla yapılan önemli yatırımlar malın değerini ciddi ölçüde artırmışsa uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Yalnızca bir eşe bağışlanan mal genel olarak o eşin kişisel mülkiyeti kabul edilir. Malın bir eşe mi yoksa aileye mi bağışlandığının belirlenmesinde bağış sözleşmesi, devir belgeleri ve bağış yapan kişinin iradesi önem taşıyabilir.
Evlilikten önce edinilen mallar genel olarak kişisel mal olarak kalır. Ancak evlilik sırasında ortak parayla yapılan önemli katkılar malın değerini ciddi şekilde artırmış veya mala ilişkin borçların ödenmesinde kullanılmışsa hukuki talep ortaya çıkabilir.
Evet. Ev işlerini yürüten, çocuklara bakan veya başka geçerli bir nedenle bağımsız gelir elde etmeyen eş de evlilik sırasında edinilen mallar üzerinde hak sahibi olabilir.
Evet. Eşler mal paylaşımı konularını yazılı bir anlaşmayla çözebilir. Anlaşma, ilgili malların niteliğine bağlı olarak noter tasdiki ve devlet tescili işlemleri gerektirebilir.
Evet. Ortak mallar evlilik devam ederken, boşanma davası sırasında veya boşanma sonrasında paylaşılabilir. Eşler anlaşma yapabilir veya anlaşamadıkları takdirde mahkemeye başvurabilir.
Ortak aile malının edinilmesi veya iyileştirilmesi için kullanılan ipotek ya da kredi, ortak yükümlülük olarak değerlendirilebilir. Ancak eşler arasındaki paylaşım, bankanın mevcut kredi sözleşmesinden doğan haklarını otomatik olarak değiştirmez.
Evlilik sırasında edinilen şirket hisseleri yalnızca bir eşin adına kayıtlı olsa bile ortak mal niteliği taşıyabilir. Mahkeme yatırımın kaynağını, şirket belgelerini, şirketin değerini ve hisse devri sınırlamalarını inceleyebilir.
Hukuki sonuçlar malın türüne, diğer eşin rızasının gerekli olup olmadığına, alıcının durumuna ve işlemin koşullarına bağlıdır. Diğer eşin işlemin geçersizliğini talep etmesi veya mal paylaşımı davasında tazminat istemesi gerekebilir.
Eski eşlerin ortak mallarının paylaşılmasına ilişkin taleplerde genel olarak üç yıllık zamanaşımı uygulanır. Sürenin başlangıcı, eşin malvarlığı hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği tarihe bağlı olabilir.
Azerbaycan mahkemelerinin yargı yetkisine sahip olması hâlinde yabancı eş de malvarlığı haklarının korunmasını talep edebilir. Dava açılmadan önce malların bulunduğu ülke, uygulanacak hukuk, yabancı ülkedeki davalar ve kararların tanınmasına ilişkin koşullar değerlendirilmelidir.